Content Management Powered by CuteNews
 

Kemençe Çevresi

Tanıtım, Sayı 8

Yıldız Teknik Üniversitesi - Vedat Kosal Müzik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, 25 Nisan 2009 / Cumartesi günü, kemençe sanatçıları açısından önemli olabilecek bir etkinlik düzenlendi. Kemençe adına her konuda çalışma yapmış, kemençeyle uzaktan yakından ilgili herkese açık olan ve YTÜ Oditoryumu’nda gerçekleşen bu ilk toplantıda önemli konuklar sahne aldı.

 

 “Bir Türk Makam Müziği yaylı çalgısı olan kemençenin icrası, eğitim ve öğretimi, organolojisi konularında fikir alışverişi yapmak, mesleki dayanışmayı geliştirmek, bilgi ve tecrübelerin, çalışmaların, eserlerin, hatıraların büyükten küçüğe aktarıldığı bir saygı çemberi oluşturmak, kemençe sanatını yurt ve dünya çapında yaygınlaştırmanın yollarını aramak ve daha pek çok meselemizi görüşmek üzere Kemençe Çevresi başlığı altında bir araya gelmeyi amaç edindik” ibaresi ile başlıyordu program broşürü.
 
Toplantıya akademisyen, öğrenci, icracı, teorisyen ve müzikseverler olmak üzere tahmin edilenin üzerinde bir dinleyici kitlesi katıldı. Panel ve dinletilerden oluşan bu ilk toplantının daha geniş kitlelere duyurulamamış olması ne yazık ki kaçınılmaz bir gerçekti. Çünkü bir yıl öncesinden hazırlıklara başlanılmış olmasına rağmen, panel konusunun, panelistlerin ve icracıların belirlenmesi, kişilerin yıllık programlarının belirsizliğine ve sürprizlere bağlı olarak, çok uzun bir sürede gerçekleştirilebilindi. Dolayısıyla, program tam anlamıyla ortaya çıktığında, duyuru için yeterli süre elde edilememiş olundu.

Toplantıya gelen konuklar tarafından üzerinde durulan tek olumsuz konu bu değildi elbette. Her yıl olduğu gibi bu yıl da çok değerli müzik ustalarımızdan yitirdiklerimiz oldu ne yazık ki. 2009 yılına yeni girmiştik ki, kemençe sanatçısı ve eğitimci Kâmran Erdoğru hocamızın vefat haberiyle sarsıldık. Hocamızın yakın öğrencileri tarafından hemen İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda bir anma ve hayatı konulu sunum düzenlendi. Akabinde, kemençe icracılarını yakından ilgilendiren bu mütevazı sanatkâr, elbette ki Kemençe Çevresi’nde de anıldı. İTÜ TMDK öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gözde Çolakoğlu ve kemençe icracısı Emre Erdal’ın beraber düzenlemiş oldukları sunum, kemençecilerin bu ilk toplantısının gidişatına yön vermişti adeta. Pek çok kişi tarafından yöneltilen “programda neden şu kişinin / kişilerin adı yoktu, niçin çağırılmadılar?” sorusunun yanıtı burada yatıyor. Programda yer alan Dinletiler kısmında, icracıların çoğu Kâmran Hocamızın talebesiydi. Ayrıca, “Kemençe Yapımı ve Sorunları” başlıklı panele katılan konuşmacıların imal etmiş oldukları kemençelerinin seslendirilmesi amacıyla sahne almıştı büyükten küçüğe belirlenmiş tüm kemençe icracıları…

İyi bir kemençeye sahip olmak ve onu doyasıya çalmaktır her kemençecinin rüyası. Ancak ne yazık ki bu herkes için pek mümkün olamamaktadır. İyi bir kemençe sahibi olabilmek için öncelikle maddi problemlerin aşılması ve sürekli bir arayış içerisinde olunması gerekmektedir. Bir icracı için, musiki yaşamında belli bir noktaya gelinmedikçe, çevreden yardım almak dâhil, güzel bir saza sahip olabilmek neredeyse pek mümkün değildir. Buna bir de kemençe yapımcılarının ülke genelinde az sayıda bulunması ve iyi kemençelerin usta icracılar tarafından henüz yapım aşamasındayken bile ele geçirilmesi de dâhil edildiğinde, bir kemençe öğrencisinin istisnai durumlar dışında iyi bir sazla eğitimine başlaması ve kısa zamanda başarıya ulaşması çok zor olmaktadır. Bu ve benzeri sebepler, biz kemençe icracılarının zihninde kemençe yapımı hakkında pek çok soru işareti oluşmasına yol açmaktadır.  İşte bu nedenledir ki, Kemençe Çevresi’nde tartışılacak ilk konu “Kemençe Yapımı ve Sorunları” oldu.

İhsan ÖzgenPanele değerli kemençe üstadımız İhsan Özgen başta olmak üzere, İstanbul’dan Tunç Buyruklar, Şeyda Hacızadekordlar, İzmir’den Veyis Yeğin, Mehmet Yalgın, Sercan Güngör Özkubat ve Afyon’dan da Fatih Güler katıldı. Katılımcıların çoğu, alanlarında tanınan çalgı yapımcılarıydı. Kemençe yapımına yönelik değerli fikirlerini paylaşarak, kemençe ile arasındaki kuvvetli bağı hisli bir şekilde dile getirdi sevgili İhsan Hocamız. İhsan Özgen üstadımızın Kemençe Çevresi’ndeki varlığı, orada bulunan herkesi heyecanlandırmış, söyledikleri ile kemençeyi öğrenmekte olanlara belki de en önemli dersi vermişti.

Ardından, ağacın yapısını ve kemençe üzerindeki etkisini bilimsel bir dille detaylı bir şekilde anlattı Veyis Yeğin. İcracı olmasının da getirdiği yorumcu kişiliğiyle kemençe yapımcılarının ve icracılarının buldukları ve geliştirdikleri yeniliklerden bahsetti Mehmet Yalgın. Ve dört telli kemençenin yapısının artılarını hatırlattı Tunç Buyruklar. Sercan Güngör Özkubat kadın luthiyelerin yaşadıkları problemlere değinerek akademik eğitimin öneminden bahsederken, Fatih Güler genç bir luthiye olmanın getirdiği heyecanı paylaştı. Şeyda Hacızadekordlar ise, çalgı yapımını sanat yapmaya benzeterek, akademik eğitim almadan da insanların alanlarında ustalaşabileceklerini vurguladı. Böylece panelde ustalar ve öğrencilerinin, eski kuşak ve yeni kuşak ayrımları ve benzerliklerinin gözler önüne serilmesi, dinleyicilerin sorunları değerlendirmeleri açısından son derece yararlı oldu. Bu bağlamda, panel öncesi yapılan “akademik ortamlarda sadece akademisyenler konuşmalıdır” veya “ustaların arasında yeni başlayanların ne işi var?” gibi yorumlar, “tüm kemençecileri bir araya getirme” amacını zedeleyen fikirler olmanın ilerisine geçememiş oldular.    

Yapılan her çalışmada olduğu gibi, her işin ilki zorluklar ve tecrübesizliklerle doludur. O gün de, panelin uzamasıyla tahmin edilenin üzerinde bir gecikme yaşanmış ve program akışında planlanan süre gelen konuklara yetmemiş oldu. Dinletiler için ayrılan saatin sarkması, bazı sazendelerimizin sahne alamamasına, bazılarının ise icralarını kısaltmalarına neden oldu. O gün oraya gelen herkesin rahatlıkla fikirlerini ve icralarını paylaşabilecekleri bir bölüm olarak tasarlanan Serbest Sahne ise, ne yazık ki zaman yetmediği için gerçekleştirilemedi.

Ancak, tüm aksaklıklara rağmen, kemençe icracılarının, luthiyelerin ve öğrencilerinbir araya gelmelerini amaçlayan bu toplantı başarıyla hedefine ulaşmış oldu. O gün YTÜ’ye gelebilen ve gelemeyen kemençecilerin çoğunun periyodik toplantılarla bir araya gelinmesini gönülden destekledikleri mesajları, Kemençe Çevresi’nin devam etmesi gerekliliğini göstermektedir.

Türk çalgılarında çevreler düzenlenmesiyle, her çalgıya gelişmesi için yön verilmesini amaçlayan bu projenin sahibi YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Ruhi Ayangil, ilk olarak projeye kanun öğrencisi Esra Berkman ile beraber Kanun Çevrelerini yürüterek başlamıştır. Kemençe, tanbur, ney ve diğer sazlarımızın da aynı önemle dikkate alınması gerektiği düşüncesini savunan Ayangil, Kemençe Çevresi’nin gerçekleştirilmesini destekleyerek büyük katkıda bulunmuştur. Projeye tecrübeleriyle katkılarını esirgemeyen Esra Berkman ve Gülçin Özkişi’nin yanı sıra, program broşürü, afiş ve kitapçık tasarımları ve tanbur icrasındaki desteğiyle o güne renk kazandıran Özer Özel’i de unutmamak gerekir. Ayrıca www.kemenceviler.com internet sitesinin ana sayfasında bu günün önemini vurgulayarak duyuran kemençevi Aziz Baziki’nin katkılarıyla da, yapılan etkinlik geniş bir kemençevi kitlesine ulaşmıştır. Daha nice güzel kemençe çevreleri yaşanması dilekleri ile, kemençe adına yararlı çalışmalar gerçekleştirilmesi temennileri, kemençenin unutulmaması yönünde atılan önemli adımlardan biri sayılmalıdır.

Aslıhan Özel
Kemençe Çevresi, Tanıtım, Sayı 8


Saz ve Söz Bağımsız Türk Müziği Yayını olarak yazılarımızdan alıntı yapıldığında kaynak belirtilmesini rica ederiz.
www.sazvesoz.net | bilgi@sazvesoz.net