Content Management Powered by CuteNews
 

Albüm
Zekai Dede'nin Nefesi

Tanıtım, Sayı 6

Zekai Dede'nin Nefesi 

Bu sayıda size çok ilgimi çeken, çok beğendiğim halde bir o kadar da tenkide layık yönlerini bulduğum bir albümden bahsedeceğim. Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı, “Sesli Yayınlar” serisinden 5 ve “Bestekarlarımız” serisinden yine 5 numaralı yayın olan bu CD, “Zekâi Dede – İlâhîler” ismini taşıyor. Yayın tarihi hakkında kesin bir şey söylemek,  hariçten bilgi sahibi değilseniz mümkün değil; çünkü CD'de böyle bir bilgi bulunmuyor. Ses arşivi geleneğimizin hâlâ yeterince gelişmediğini söyleyebiliriz. Yalnızca, içerideki sunuş yazısından, CD'nin Atilla Koç'un kültür bakanlığı zamanında yayınlandığını tahmin etmek mümkün. 

CD'deki eserleri, şefliğini halen İhsan Özer'in yaptığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu seslendirmiş. Gerçekten üzerine büyük emek verilmiş, çalışılmış, uğraşılmış, didinilmiş bir albüm. Topluluğun tasavvuf müziği icrasındaki  engin tecrübesini, bu pırıl pırıl kayıtlarda hissetmek mümkün. Eserlerin icrası üzerinde önemle durulmuş, ses kayıt ve miksaj işlemleri ihtimamla yapılmış ve ortaya kaliteli, Zekâî Dede'ye yaraşır bir yapım çıkmış. 

CD'nin üzerinde “2CD” ibaresi var. Bunu görünce 2CD'lik bir Zekâî Dede lezzeti bulacağımı zannettim. Nitekim CD'nin arka kapağında, geleneğin tersine albüm içindeki eserler yazmıyordu. CD'yi “kör” alıyordunuz. Açıkçası bütün bu serideki CD'lerin bu şekilde olduğunu görünce, “Hiç bir şeyi tam ve güzel yapamayacak mıyız?” diye düşündüm. Allah'tan iç kitapçıkta geniş bir liste ve güfteler mevcut. Ayrıca neyzen Hakan Alvan ve hânende Enes Ergür'ün kaleme aldıkları kısa bir Zekâî Dede biyografisi ve dinî musikiyle münasebeti hakkındaki kısa yazı da CD kitapçığına eklenmiş. 

2. CD'de ise 1. CD'deki eserlerin enstrümantal miksleri bulunuyor. Buna neden ihtiyaç duyuldu bilemiyorum. Zaten maalesef tasavvuf müziğimizin bir tür “ramazan fon ve rant müziği”, ney taksimlerimizin “mezarlık ve cenaze sahneleri ve imsak vakitleri fon müziği” haline geldiği günümüz hayatında, bu duruma daha fazla katkı sağlamak ve cânım ilâhîlerimizin enstrümantal miksajlarını bir anlamda iftar menüsü aperatifi haline getirmek için Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü neden önayak olmuş, anlamak mümkün değil. Umarız ki şahsımızca hayli abes olan bu uygulama hatası ileriki yayınlarda tekrar edilmez. 

Gelelim bir başka abesliğe... CD'nin arka kapağında, aşağıda da görebildiğiniz bir resim var. Kuvvetle muhtemel ki yabancı bir oryantalist ressamın, belli ki hiç bir doğru bilgiye dayanmayan hislerinden yola çıkarak yaptığı, tamamen hayal mahsulü, acayip, garip bir resmi... Ne idüğü belirsiz bir mekânda; sol kenarda kimi bir halıya oturmuş, kimi ayakta, hiçbiri birbirini tutmayan acayip kılıklar içerisindeki acayip bir ekip müzik icra eylemekte; ortada güya bir mevlevî dervişi, ayak parmaklarının ucuna basarak, “bale” edasıyla süzülerek apaçık dans etmekte; arkasında da kimi yine rengarenk ve pespaye kılıklar içerisinde, kimiyse yarı çıplak bir ucube güruhu vecd içinde kafalarını bir sağa bir sola sallamakta... Açıkçası ne Mevlevîlikle, ne Zekâî Dede ile bir irtibatını göremediğim bu berbat resmi yapanın cehâletine değil, bu CD'ye koyanın cehâletine hayret ediyorum. Bu işi yapanın basit bir ticari plak şirketi değil, koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin Kültür Bakanlığı ve ilgili kurumu olması hayretlerimi daha da kabartıyor. Ön kapaktaki, Zekâî Dede'nin hepimizin bildiği resmindeki o tatlı ama efkârlı bakışının da, mavi renk ve bol kontrast ile meymenetsiz bir surata çevrildiğini görünce, “neden bu güzelim CD'yi sevimsizleştirmek için bu kadar uğraşılmış” diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Kültür Bakanlığı ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü umarız ki yaptığı bu hatanın farkına varmıştır, hatayı tekrarlamaz ve yeni çoğaltımlarda düzeltir.

Modern CD'lerin miksajında, tanbur sesinin neden diğer sazların hayli gerisinde kaldığını anlamak mümkün değil. 90-100 sene önce iptidaî şartlarda ve akustik kayıtla üretilmiş plaklardan, onca gürültü patırtıya rağmen bangır bangır gelen tanbur sesi, günümüzün müthiş kayıt imkanlarına rağmen nedense hep cılız kalıyor. Bu bana, bugün onca teknolojiye rağmen Sinan'ın eserlerindeki mükemmeliyetin yanına bile yaklaşamamamızı hatırlatıyor. Günümüz makam müziği kayıtlarının bizce en büyük meselesi budur; bunun üzerinde ihtimamla durmak ve çözüm bulmak lazımdır. 

CD'nin içerdiği eserler şöyle:

  1. Sabâ Tesbih
  2. Şevk-u Tarâb Tevşih
  3. Acemaşîrân İlâhî
  4. Acemaşîrân İlâhî
  5. Rebab Taksimi – Mehmet Refik Kaya
  6. Sûzidil İlâhî
  7. Ud Taksimi – Bülent Selçuk
  8. Uşşâk İlâhî
  9. Uşşâk İlâhî
  10. Kemençe Taksimi – Sertaç Tezeren
  11. Nikriz İlâhî
  12. Hicaz İlâhî
  13. Hicaz Şuğl
  14. Tanbur Taksimi – Özata Ayan
  15. Rast İlâhî
  16. Rast Şuğl
  17. Mâhur İlâhî
 

CD'yi Sirkeci'deki Kültür Bakanlığı kitapçısından 6 YTL gibi çok cüz'î bir fiyat karşılığı edindim. CD'nin ülkemizdeki herkesin ulaşabileceği şekilde dört bir yana dağıtılmış olmasını, ve tabii fiyatının her yerde bu makul seviyede tutulmasını ümit ediyorum. 

Kısaca: Yapımın müzik üretimi ve kaydı safhasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Zekâî Dede'mizin ruhu şâd olmuştur. Buradan sonraki safhalarını gerçekleştirenlere de emekleri için teşekkür ederken, yapılan bu müthiş hatalar için kendilerini insafa davet ediyor, siz okuyucularımıza albümü şiddetle tavsiye ediyor ve keyifli dinlemeler diliyorum.

Korkutalp Bilgin
Albüm
Zekai Dede'nin Nefesi
, Tanıtım, Sayı 6


Saz ve Söz Bağımsız Türk Müziği Yayını olarak yazılarımızdan alıntı yapıldığında kaynak belirtilmesini rica ederiz.
www.sazvesoz.net | bilgi@sazvesoz.net