Content Management Powered by CuteNews
 

Yahya Kemal Anısına Konseri

Tanıtım, Sayı 6

İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, nâm-ı diğer Klasik Koro’nun aylık periyodik konserlerinin bu defaki ana teması, vefâtının 50. yılında kıymetli şâirimiz Yahya Kemal ve onun özellikle Münir Nurettin Selçuk tarafından bestelenmiş şiirleri idi. 30 Kasım 2008 tarihinde gerçekleştirilen konser, Yahya Kemal konusunda eserler vermiş olan kıymetli edebiyat insanı Beşir Ayvazoğlu’nun kısa takdîmi ile başladı. Konserin ilk bölümü Yahya Kemal’in sevdiği, şiirlerinde atıflar yaptığı üç eserle başladı. Öncelikle, şâirin özel bir hayranlık beslediği Buhûrizade Mustafa Itrî’nin Neva Kâr’ı, daha sonra Yahya Kemal’in ölüm döşeğinde Münir Bey’in sesinden dinlediği son eser  olan Sâdullah Ağa’nın Bayâtîarabân Beste’si, “Bülbül-ü ey dil ey gül-i rânâ senindir sen benim”, okundu. Son olarak Dede Efendi’nin Nevâ Yürük Semâîi okundu. Bu eserle klasik eserler kısmı tamamlanmış oldu. Bundan sonra üç eser okundu. Öncelikle Adnan Mungan Çubuklu Gazeli’ni, Bekir Ünlüataer Muhayyer şarkıyı (“Çepçevre bahar içinde bir yer gördük”) okudu. Koronun okuduğu Uşşak Yürük Semâî, “Ömrün şu biten neşvesi tâm olsun erenler” ile konserin ilk bölümü tamamlandı. 

Konserin ikinci bölümünü heyecanla bekliyorduk. Saz solisti ülkemizin önemli tanburîlerinden Murat Aydemir idi. Hafta içinde elektronik posta ile gruplara yollanan mesajlarda ve konser öncesi dağıtılan programlarda Murat Aydemir’in Cemil Bey’in İsfahan taksimine iştirak edeceği duyurulmuştu. Sanatçı benzer bir çalışmayı bu yılın başında yayımladığı albümünde tekrarlamıştı. Bu denemenin canlı yapılacağını duymak bizi hem heyecanlandırmış, hem de sevindirmişti. Ses teknolojilerinin nimetlerine uzaktan bakmayı yeğleyen Türk Müziği camiasının bu tip denemelere her zaman ihtiyacı var. Bu fikirlerle koltuklarımıza yerleştik. Cemil Bey’in muhteşem İsfahan taksimine girişiyle heyecanımız zirveye ulaştı. Murat Aydemir ne zaman girecek diye beklerken birden suratımızın şekli değişti. Çünkü Murat Aydemir, taksime eşlik etmemekte, taksim play-back olarak CD’den dinletilmekte idi. Sanki konser de tam o esnada bitti. Durum nereden baksak kötü. Öncelikle, kötü veya zayıf çok konser izlemiştim. Ama ilk defa bir Türk Müziği konserinde play-back dinleme şerefine nâil olduk. Bu anlamda bir ilk gerçekleştirilmiş oldu. Onun dışında yapılacağı söylenen bir şey yapılmadı. Keşke hiç böyle duyurulmasa idi. 

Konserin bundan sonraki kısmı bilindik eserlerden müteşekkil idi. Zaten bu yarının başında yaşadığımız hayal kırıklığı bizi kafaca konserden uzaklaştırdı. Ancak ve ancak bir kez daha Tanburi Cemil’i “duyabilmiş” olmanın mutluluğunu duyduk. Gerçekten bir saz çok iyi çalınabiliyor. Ancak Cemil Bey olmak ancak bir ideal olarak kalıyor. Tek dileğimiz dünya gözüyle bir Cemil Bey de bizim görmemiz.  

Konserin bütünü için söylenebilecek fazlaca bir söz yok. Programdan saydığım kadarıyla korodaki müzisyen sayısı tam olarak 68. Bunların 44’ü ses. Fiili olarak sahnede bulunan sayısı en az 60 olduğu varsayılırsa, bu 60 kişi içinde ne ses sahası olarak, ne de akort anlamında bir birlik sağlamak mümkün olamıyor. Üstelik bazı koro üyelerinin ağızlarını dahi kıpırdatmaması en basit güftelerin bile kulağa terennüm gibi gelmesine sebep oluyor. Çok kıymetli sanatkarlar bu keşmekeş içinde bir nokta gibi kalıyor. Nihayetinde ne dinleyenlerin, ne de icra edenlerin zevk almadığı bir iş ortaya çıkıyor. Muhakkak bu fikirlerimize muhalefet eden kişiler olacaktır. Dinlerken zevk alabilirsiniz, o vakit ben, zevkimin o noktaya erişemediğini düşünerek kendi eksiklerimi gidermeye çalışırım. Ancak eğer çalanlar ve söyleyenler bu işi yapmaktan zevk alıyorlarsa, yani bu gördüğümüz manzaradan zevk alıyorlarsa, o noktada ben itiraz ederim. Zevk alınarak çalınmış müzikle aksi arasındaki fark gece ile gündüz gibi âşikârdır. 

Bu noktada, koronun yönetimine güvendiğimizi söyleme ihtiyacı hissediyorum. Sanat kurulunda Mehmet Güntekin, Şenol Filiz ve Birol Yayla gibi sanatkarların bulunması bizim bu yönde umutlarımızı arttıran bir durum.  

Koronun bir sonraki konseri 28 Aralık 2008’de Şeb-i Arus için gerçekleştirilecek. Dede Efendi’nin Hüzzam Mevlevî Âyini icra edilecek. Meraklılarına duyurulur. 

Bu vesile ile öncelikle geçmiş bayramınızı kutlar, sonrasında 50. ölüm yılını andığımız Yahya Kemal Beyatlı’ya ve Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi’ye Allah’tan rahmet dilerim.

Okan Yunusoğlu
Yahya Kemal Anısına Konseri, Tanıtım, Sayı 6


Saz ve Söz Bağımsız Türk Müziği Yayını olarak yazılarımızdan alıntı yapıldığında kaynak belirtilmesini rica ederiz.
www.sazvesoz.net | bilgi@sazvesoz.net