Content Management Powered by CuteNews
 

Albüm
Müzeyyen Senar

Tanıtım, Sayı 4

Türk müziğinin sorunları tartışılırken en sık duyulan yakınmalardan biri, eski kayıtların çok olmaması, olanların günümüze yeteri kadar aktarılamadığı, buna bağlı olarak da eski icraların bilinemediği düşüncesidir. Gerçekten de, meraklıları dışında eski kayıtlar, ancak Safiye Ayla’nın sesinden duyulan bir kaç Rumeli türküsü, Zeki Müren’in sesinden bir kaç şarkı veya Türk filmlerinde duyulan nağmelerden ibarettir.  

Son dönemde ise özellikle ses icrasında, -istisnalar elbette mevcut-  Nostalji güdüsüyle yapılan basit ve bayağı albümlerin ve arkası maalesef gelemeyen olumlu işlerin bir neticesi olarak eski kayıtları arama ve eski icra ve icrakârlara yöneliş başlamıştır. Özellikle Kalan Müzik firmasının açtığı yoldan diğer firmalar da ilerlemeye çalışmaktadır. 

Müzeyyen SenarElimizdeki CD, bu yöndeki çabaların bir uzantısı. Plak zamanlarından günümüze kadar faaliyetini sürdürebilen ODEON firması elindeki kıymetli arşivin yavaş yavaş farkına varmaya başlıyor. Daha önce benzer şekilde Perihan Altındağ Sözeri, Mediha Demirkıran,  Nesrin Sipahi, Mustafa Sağyaşar ve Yaşar Özel gibi ses sanatkarlarının arşiv kayıtlarını CD formatında yayımlayan ODEON firması,  ilk olarak Şubat 2006’da yayımladığı Müzeyyen Senar kayıtlarının ikincisini Temmuz 2008’de müzikseverlerin beğenisine sundu. 

Albümle ilgili konuşmaya başlamadan önce bir ismi zikretmek ve ona her daim teşekkürlerimizi sunmak zorundayız. Sayın Cemal Ünlü, Türk Musiki tarihinin önümüzdeki yüzyıla aktarımında belki de en önemli rolü üstleniyor. Geçmişe dair sunulan ne varsa hepsinde bir emeği, katkısı ve yönlendirmesi var. Cemal Bey’e bu çabaları için teşekkür ediyor, bilgi ve görgüsünden daha fazla istifade edebilmeyi diliyoruz. 

Albümle ilgili olumlu şeyleri yazmak çok kolay. Öncelikle Müzeyyen Senar gibi bir sanatkarın gerçek sanat kişiliğini görebiliyoruz. Son yıllarda yaygın olarak duyabildiğimiz tek kaydı Tarkan, Nilüfer ve diğer popüler müzik şarkıcıları ile söylediği şarkılar olan Müzeyyen Senar’ın, bu yönünün de görülüp tanınması, üstelik bunun sanatçı hayatta iken yapılması gerçekten güzel. Albümdeki kayıtların iyi durumda olması da dinleme zevkini arttıran bir nokta.  Müzeyyen Senar’ı ise gerçekten uzun uzun anlatmaya gerek yok. Sesinin rengi, tınısı ve ustalığı tüm şarkılarda duyuluyor, en bilinçsiz kulaklar dahi farkı farkedebiliyor.  

Albümle ilgili olumsuz şeylerin ise büyük kısmı albümün sunumundan kaynaklanıyor. Öncelikle, albümdeki hiç bir kayıtta sazları kimin çaldığını bilemiyoruz. O kadar ki sadece refakat değil, yapılan taksimi kimin yaptığı da meçhul. Çoğunluğu şu anda hayatta olmayan sazendelerin adlarına ulaşmak bu kadar da zor olmamalı. Müzeyyen Senar’ın sanat yolculuğunda bu insanların emekleri yok sayılabilir mi?  

Müzeyyen SenarAlbümün diğer bir eksikliği ise eser seçiminde belli bir yöntemin izlenmemiş olması. Seçilen eserlerin zaman mı, tarz mı yoksa başka diğer bir ölçüte göre mi sıralandığını söylemek zor. Bu niteliğiyle albüme bir arşiv kaydından ziyade envanter çalışması demek uygun olacaktır. Meraklılarının bu kayıtları çok iyi yorumlayacağı ve kayıtlardan faydalanacağı yönünde zaten şüphemiz yok. Ancak önemli olan, bu sanatın büyülü kapısından içeri girmeye namzet kişileri bu kapıdan içeri çekebilmek. Bu yüzden bu albümlerin sadece dinleme değil, okuma anlamında da dinleyicilere yol gösterebilmeli. 

Özetle, bu albüm Türk müziğinin son 75 yılında imzası olan Müzeyyen Senar’ı biraz daha anlamak isteyenlerin muhakkak elinde olması gereken bir albümdür. Müzeyyen Senar hocamıza sağlıklı ve güzel bir ömür diliyor, albümde emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. 

Okan Yunusoğlu
Albüm
Müzeyyen Senar
, Tanıtım, Sayı 4


Saz ve Söz Bağımsız Türk Müziği Yayını olarak yazılarımızdan alıntı yapıldığında kaynak belirtilmesini rica ederiz.
www.sazvesoz.net | bilgi@sazvesoz.net