Content Management Powered by CuteNews
 

Tanbur Standartları,
Özgür Çekiç

Mülakat, Sayı 4

Ud ve tanbur yapımcısı Özgür Çekiç'in Bakırköy'deki atölyesinde tanbur standartlarına yönelik kısa bir söyleşi yaptık.*

Saz ve Söz: Tanbur yapımında özel dikkat gösterilen şeyler nelerdir
Özgür ÇekiçÖzgür Çekiç: Tanbur yapımında herhangi bir standarttan bahsetmek mümkün değil. İcrada da bu böyledir. Her tanbur kendi başına bir kişilik, kendi başına bir şahsiyettir. Zaten yapılan tanburların icrasında da bu farklılık herkes tarafından görülüp duyulmaktadır. Aynı tanburu birden fazla tanbûri icra ettiği zaman çıkan tonun, ses kalitesinin bile değişik olduğunu tanburla ilgilenen herkes bilir. Bu nedenle yapımında veya icrasında herhangi bir standartlaşma mümkün olamamaktadır. Tabi ki yapımda uyulması gereken bir takım ölçü standartları var. Bunlar olmazsa olmazlardandır. Fakat bu standartların bile çok sabit olduğu söylenemez. Bunların haricinde yapılan değişiklik, yapımcının ustalığından kaynaklanan standart dışı şeyler her zaman mümkün.

Saz ve Söz: Sap uzunluğu hakkında ne söylenebilir?
Özgür Çekiç: Her sazda olduğu gibi tanburda da ölçü farklılıkları vardır. Vücut ölçüsü ile alakalı büyüklükler göz önünde bulundurulmalıdır. Standart olarak yapılan tanbur, tel boyu olarak 104 santimetredir. Kişi iri yapılı ya da minyon yapılı ise bu ölçü oynamalara maruz kalabilir.


Saz ve Söz: O halde küçük çocuklar tanbur çalamaz mı?
Özgür Çekiç: Çalabilir. Bir usta istediği –istenilen- ölçüde saz yapabilir. 5 yaşındaki bir çocuğa da boyu 2metrenin üzerindeki bir kişiye de uygun tanbur yapılabilir. Tel boyu 50cm olan tanbur da olur 120cm olan da. Hiçbir sazın büyüğünün ya da küçüğünün yapılamazı yoktur. Yapılabilmeliyiz ki Türk Müziği sazlarının uluslararası, ne kadar küçük yaşta, genç yaşta, tüm toplumlara hitap edebileceğini gösterelim. Türk Müziğinde kullanılan sazların herhangi bir ülkede etnik müzik topluluklarında dahi çalınabilir hale getirebilmelidir bir usta. Bu da bir ustanın sadece yapımcı olarak kalmayıp, müzik bilgisini ve müzik kültürünü almış ve haiz olması gerekliliğini ortaya çıkarır. Buna haiz bir usta her ülkenin her insanına tanbur yapabilir.

Saz ve Söz: Yapımda kullanılan malzemeler nelerdir?
Özgür Çekiç: Bazı ustalar tarafından şunlar kullanılmalıdır diye kati söylenmiş olmasına rağmen farklı malzemeler kullanılabilir fakat kendini kabul ettirmiş bazı ağaç çeşitleri var ki onları kullanmakta fayda vardır. Ancak dediğim gibi her türlü ağacı kullanabiliriz. Tabi kapağı hariç tutmalıyız.

Saz ve Söz: Hangi ağaçlar mesela?
Özgür Çekiç: Kapakta kullandığımız sınırlı ağaçlar ladin ya da köknardır. Bunun haricinde başka bir ağacın kullanılması tanburun geleneksel sesini bozar. Sap ağacı olarak da genellikle ladin ağacı kullanılır. Çünkü hafiftir. Onun yanında damar yapısına göre seçebileceğimiz kayın dediğimiz gürgen çeşidi kullanılabilir. Tekne kısmında çok farklı ağaçlar kullanılabilir. Gerek hocalarımız gerek üstadların demesine, gerek yapımcı ustalarımızın dediği ardıç ağacı olmalı şartı benim fikrimce çok kati bir kurala bağlı olmamalı. Ardıçın dışında; ceviz, maun, patuk, venge, pelesenk hatta hiç rağbet görmemesine rağmen abanoz ağacı, tik ağacı dahi kullanılabilir.

Saz ve Söz: Bu kadar farklı ağaç kullanılan teknede dilimlerin sabit bir sayısı var mı?
Özgür Çekiç: Teknedeki geleneksel yaprak sayısı 21’dir ama standart değildir. Mesela ben 27 ya da 29 olarak kullanıyorum. Estetik olarak daha güzel durduğunu düşünüyorum.

Saz ve Söz: Sese etkisi var mıdır?
Özgür Çekiç: Sese etkisi olduğunu görmedim. 21 dilimli sazlarımda da 29 dilimli sazlarımda da tınısal bir fark yok.

Saz ve Söz: Eski armudi tekne tanburların değişime uğrayıp elma biçimindeki teknelere dönüşmesindeki etkenler nelerdir?
Özgür Çekiç:  Aslında o küçük bir değişikliktir. Yapımcı yaptığı tanburun kalıbını ona göre hazırlamıştır, icracılar da şikayet etmediği için yaygınlaşıp kabul görmüştür. Fakat bunda sonraki tanburlarımı, geriye dönüş demeyelim de, o yapılan formlarda yapmayı düşünüyorum. Göze hoş gelmesi, gelmemesi gibi tepkileri yaptıktan sonra göreceğim.

Saz ve Söz: Bildiğim kadarıyla Ladin ağacı koyu renkli değildir fakat tanbur sapı niye hep koyudur?
Özgür Çekiç: Sap boyamasında veya kaplamasında klasik etkenler ön plana çıkıyor. Gelenekten kopamamak. Bunun yanında siyahın, icracının gözlerini yormaması gibi bir özelliği de vardır. Bir icracı 3 saat boyunca tanburun sapına baktığı zaman yorulmamalıdır.

Saz ve Söz: Kapakların yekpare olmamasının sebebi nedir?
Özgür Çekiç: Evet, tek yerine iki parçadan yapılır. Bunun asıl sebebi de o genişlikte, o damar yapısına sahip ağaçların bulunamamasıdır. Bir ağacın en iyi damarını tercih ederiz. O da ancak bir tanbur kapağının yarısını karşılayabilmekte.

Saz ve Söz: Kapak kalınlığı nedir?
Özgür Çekiç: Kullandığınız kapağın sertlik derecesiyle değişir. O kapağın vereceği tınıya göre değişir. Belli bir standart aramak gerekirse 1,6 – 1,7 milimetre kapak tercih edilir. Kapak yaparken tanburun sahibi de çok önemlidir. Genellikle yanlış kullanımdan ötürü kırılma riskini azaltmak için yeni başlayanların tanburunda biraz daha kalın kapak kullanırız. Hatta zaman zaman kapağın altına deri bile yapıştırılabilir.

Saz ve Söz: Kapağın çökmesi ne seviyeye kadar normaldir?
Özgür Çekiç: Kapak çökmesinin bir sonu yoktur ama eşik ölçüsü, tel ölçüsü, sapın dengesi ve kapağın dengesi bir takım halinde olduğundan kapak çöktükçe tanburun dengesini düzeltmek için çeşitli değişiklikler yapmalıyız.

Saz ve Söz: Yapılacak en kolay şey kapak çöktükçe eşik değiştirmek gibi görülüyor.
Özgür Çekiç: Eşik değiştirmek tabi ki çok önemli. Fakat yalnızca kapak çöktü diye değil. Farklı mevsimlerde veya iklimlerde de eşik değiştirmek gerekir. Mesela kışın hava nemli olur ve kapak fazla çöker veya yazın kapak kurur ve yükselir. İstanbul’da icra ederken kullanacağınız bir eşikle Konya’ya gittiğinizde kullanacağınız aynı olmamalıdır. Örnek olarak Birol Yayla’yı vereyim; kendisinde 100 civarı eşik vardır.

Saz ve Söz: Eşik seçiminde yardımcı olacak ipuçları verir misiniz?
Özgür Çekiç: Bir icracı için en basit eşik seçme yöntemi ağacın damarlarına bakmaktır. Titreşimlerin daha iyi iletilebilmesi için damarların dikine olması gerekir. Yani telden kapağa doğru olmalıdır damarları.

Saz ve Söz: Bir tanburun yapımı ne kadar sürer?
Özgür Çekiç: Tek başına 1 tanbur yaklaşık 5 günde biter.

Saz ve Söz: Tanbur seçiminde kıstas nedir? Fiyat mı?
Özgür Çekiç: Şimdi biz yapımcılara iki çeşit icracı gelir. Biri aradığı sazı bulur, fiyatını tartışmaz. Onların hayalinde aradıkları bir tanbur vardır ve aradıkları kriterlerde tanburu bulduklarında fiyatına bakmazlar. İkinci çeşit alıcılar ise fiyata göre Tanbur ararlar. Onlar da parasının yettiği kadar tanbur isterler. Tanburun özelliklerine bakmazlar. Ama biz yapımcı olarak yapabildiğimizin en iyisini yapıp, az paraya kötü tanbur, çok paraya iyi tanbur yapmak gibi zihniyeti aşıp iyi tanbur yapıp herkesin elinde iyi tanbur olmasını sağlamalıyız. Bu bizim her şeyden önce Türk Müziği açısından bir görevimiz. Kişinin parası az olabilir, razı geldikten sonra az paraya da o tanburu verebilmelisiniz. Verebilmelisiniz ki o insanlara tanburun kendine has tınısını, sesini o hepsinden önce de merakı aşılayabilesiniz.

Saz ve Söz: “Çok tanbur ama vasat kalite mi yoksa az tanbur üretip çok kaliteli işler çıkartmak” mı önemli?
Özgür Çekiç:  Her ustanın amacı ve hayali yapabileceğinin en iyisini yapmaktır. Bu da bir icracıya verebileceği en iyi hizmeti vermek demektir. Maddiyat tamamen devre dışı. Hiçbir usta yapabileceğimin altında bir saz yapayım diye düşünmez. En iyisini yapmaya çalışır. Bir usta vardır mükemmel iş çıkarır bir usta vardır vasat iş çıkarır. Bu o kişilerin ustalık seviyeleriyle alakalıdır. İkisinin de  ortak istediği bir şey vardır ki ikisi de yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışır. Çünkü bir ustaya isim yaptıran şey, yaptığı sazın kalitesi ve onun profesyonelliğidir. Benim şahsi kanaatimde para daima ikinci plandadır. Tabi yaşımın da gençliğinin verdiği avantajımı kullanarak iyisini güzelini yapmaya, insanlara daha iyi hizmet vermeye, daha güzelini göstermeye, onların daha güzel şeyler görebilmesini sağlamaya çalışıyorum. Ama tabi ki bu iş de bir geçim kaynağı olduğu için işin geçim kısmını da düşünmek zorundayız. Tamamıyla devre dışı bırakmamız imkansız.

Saz ve Söz: Perdeler için bağlama şekli, sayısı, malzemesi… Standartları nelerdir?
Özgür Çekiç:  Dediğim gibi tanburun icrasında olmadığı gibi yapımında da bir standart yoktur. Bu çeşitlilik en çok da tanburun perde sayısında kendini gösterir. İcracılara baktığımız zaman kimsenin sazının diğerininkiyle aynı olmadığı, muhakkak bir değişiklik olduğunu görürüz. Bunda Türk Müziğinin bugüne gelirken bir standart oluşturamamış olmasının etkisi vardır. İş böyle olunca her icracı kendi tarzına göre bir tanbur üretimi istemektedir. Aslında bu yapımcılar için çok da zor değildir. Sonuçta biz icracılarla ortak çalıştığımız için onların talepleri doğrultusunda üretiriz. Bunun bir standardı olsaydı asıl faydası ne olurdu; tabi ki öğrencilerin ve Türk Müziğine gönül vermiş insanların ortak dili daha rahat konuşması olurdu. Fakat bir yapımcı olarak benim açımdan bir avantaj ya da dezavantaj değil.

Saz ve Söz: Özel bir talep olmadığında kaç perde bağlıyorsunuz?
Özgür Çekiç: Tanburda özel bir talep olmadığı sürece 64 perde kullanıyorum. 22 yıl önce 56 perdeydi, şu anda 64’e çıktı ve her geçen gün perde ilavesi yapılabilmekte. Bazı eski klasik icracılarımız daha az perde kullanmakta iken günümüzde sürekli ilaveler yapılmakta.

Saz ve Söz: Birisinin perde düzeninden mi yoksa genel talepler doğrultusunda gelişmiş ortalama bir sistem mi kullanıyorsunuz?
Özgür Çekiç:  Yapımcılar olarak bir iş yaparken bu işin zirvesindeki insanları baz alırız. Tanburda da Necdet Yaşar, Abdi Coşkun, Birol Yayla, Özer Özel gibi tanbur icracılarının kullandığı perdeleri inceleyip bir standart oluşturmaya çalıştım.

Saz ve Söz: Tel sayısı?
Özgür Çekiç:  Tel sayısı uzun zamandır 8 olarak kullanılmakta ve hemen herkes tarafından böyle kabul edilmiş durumda. 7 telli kullanılan tanburlar genelde bundan 20-30 sene evvel yapılmış tanburlardır. Yaklaşık 20 yıldır 8telli tanburlar kullanılmakta.

Saz ve Söz: 8 tel ihtiyacı neden doğmuştur?
Özgür Çekiç:  Tamamıyla icra kolaylığından ötürüdür. Farklı akortlardan çalarken telin akordunu değiştirmek yerine diğer teller kullanılabilir. Ayrıca tel sayısı arttığı için ses zenginliği de artmış olur.

Saz ve Söz: Teller özel midir yoksa herhangi bir sazın teliyle aynı mıdır?
Özgür Çekiç: Kullanılan teller şöyledir 4 adet 0,30 numara çelik tel, 3 adet 0,40 ve 1 adet de 0,60 bakır tel kullanılır. Bakır teller özeldir fakat 0,30 çelik teller diğer pek çok sazda da kullanılan malzemedir.

Saz ve Söz: Farklı boyutlarda tanburlar yapılabildiğine göre farklı akortlarda çalarken, neylerde olduğu gibi, değişik boylarda tanbur neden kullanılmaz?
Özgür Çekiç: Farklı akortlarda tanbur yapılabilir fakat icrada zorluklar çıkarma ihtimali yüksektir. Fakat bunun yapılmamasının asıl sebebi ise tanburun geleneksel tınısının kaybolmaması, icra tarzının değiştirilmemesidir. Bunlar değiştirildiği vakit tanburun icrasında kolaylık olabilir fakat tınısında oldukça değişiklik olacaktır ki bu da pek makbul değildir.

Saz ve Söz: Sesi yükseltmek için ne yapılabilir?
Özgür Çekiç:  Kendi tecrübelerime dayanaraktan bundan sonra geleneksel tanbur tınısını koruyarak şu andaki ses seviyesinin çok üstüne çıkılabileceğine inanmıyorum. Tanburun ses hacmini arttırmak için genel yapısının değişmesi gerekir. Bu da Tanbur değil, farklı bir sazın doğmasına sebep olur.

Saz ve Söz: Malzemeler değiştirilse? Mesela batı sazlarında fiber kullanımı sıklıkla görülmeye başlandı
Özgür Çekiç:  Tanburun kasasını değiştirip fiberden yapmak tanburun tınısını değiştirir fakat ses hacmini pek arttırmaz. Şöyle bir şey olabilir; tanburun teknesi büyütülebilir ama o oranda da  mızrap vurma kuvvetini de iki kat artırmamız gerekir. Bugün hiçbir icracının tele uyguladığı kuvveti 2 kat daha arttırabileceğine inanmıyorum.

Saz ve Söz: Örneğin evimde bulunan 2 tanburun sesleri birbirinden aşırı derecede farklı. Bunun başlıca sebepleri nedir?
Özgür Çekiç:  Yapımla ve kullanılan kapakla alakalıdır. Tabi en baştan beri söylediğim gibi aynı tanburu 2 kişi çaldığı vakit bile hem ses seviyesi hem tınısı çok farklılaşabilir. Bu nedenledir ki tüm üstatlarımızın hepsinde en azından 5-6 tane tanbur vardır. bu da her tanburun ötekinden ne kadar farklı olduğunu, hepsinin kendi karakteri olduğunu gösterir.

Saz ve Söz: Tanburumun sesini beğenmiyorum diyen biri o sazı çöpe mi atmalıdır yoksa bir takım düzenlemelerle istenilen sese ulaşılabilir mi?
Özgür Çekiç: Sazların hemen hemen hepsinde en önemli bölüm ön tabla dediğimiz kapak bölümüdür. Bir sazın sesi kötü çıkıyorsa büyük ihtimalle ön tablayla alakalıdır. Sadece onun değiştirilmesi o sazın düzelmesine ya da aranılana gidilmesine büyük oranda yardımcı olur. Ama tabi bunun yanında tanburun genel bir dengesi belli ölçülerinin oranlarına sadık kalınması şartıyla

Saz ve Söz: Neyzen olmadan ney açılmazmış. Tanbûri olmadan tanbur yapılır mı?
Özgür Çekiç: Ney yapanların neyzen olmadan ses deliklerini açmama sebepleri yanlış açmamaları içindir. Eğer bir yapımcı iyi bir neyzen kadar ney üfleyebiliyorsa kendi aradığı delikleri doğru olarak açabilir. Fakat telli saz yapımcılarının pek çoğunda üstad bir icracı kadar çalma durumu olmadığı, genellikle yanlış yapmaktan korkulduğu için ustayı çağırıp onun rehberliğinde bitirme şekli seçilir. Sonuçta yaptığımız sazın perdeleri sabit değil ve her an değiştirilebilir. Bu nedenle usta icracıların görüşleri bizim icracı olmamızdan daha önemli.

Saz ve Söz: Siz kiminle çalışıyorsunuz?
Özgür Çekiç:  Şu anda bana yol gösteren, kendisiyle de çok eskiye dayanan bir abi-kardeşlik muhabbetimiz olan Birol Yayla’nın desteğini alırım. Kendisi sağ olsun hiçbir zaman hiçbir fedakarlıktan kaçmadan, elinden gelen bütün yardımı son derece hızlı ve güzel bir şekilde bana sağlamakta. Benim o tanburu Birol Yayla’ya gösterme sebebim, biz yapımcıların icracıların fikirlerine, onların bize vereceği öğütlere her zaman ihtiyacımız olmasıdır. Bunun için de daima zirvedeki insanları seçmeliyiz kendimize. Bize en faydalı olacak olanlar onlardır. Yapımcı da onların izinden gider, yeni gelen icracılar da.

Saz ve Söz: Burgular ve eşiğin tanbur için değeri nedir?
Özgür Çekiç: Tanburda ve diğer sazlarda arana ilk özellik onun çalınabilirliğidir. Bu da o sazın iyi akortlanabilmesiyle başlar. Bir sazın akordu hassas yapılamazsa icra edilemez. Bu nedenle bir sazın en titizlikle durulması gereken bölümü burgularıdır. Buna biz sazda denge deriz.

Saz ve Söz: Burgular sap ağacına göre mi seçilmelidir?
Özgür Çekiç: İcracının istediği şey iyi akort tutan bir sazdır. O burguyu takarken ne çeşit ağaç kullanılacağına usta karar verir.

Saz ve Söz: Her zaman en iyisi abanozdur gibi bir inanç yersiz oluyor demek ki.
Özgür Çekiç: Tabi ki. Öyle bir şey yok. Tamamıyla yapımcının ustalığıyla alakalı. İcracı yalnızca o sazın iyi akort tutup tutmadığına bakmalıdır.

Saz ve Söz:  Peki burgular bu kadar hassassa neden hala yüz yıllar öncesinin ilkel sistemini kullanıyoruz?
Özgür Çekiç:  Yeni sistemler kullanılabilir fakat tanburun en büyük sorunu sapının uzunluğundan kaynaklanan burgu ağırlığıdır. Onun için tanburda kullanılacak olan fazladan ağırlık icrada zorluk çıkarır ve icracının çabuk yorulmasına sebep olur. Bu nedenle biz tanbur üzerinde akordun çok daha hassas yapılabileceği metal burguları kullanmayı tercih etmiyoruz. Bunun yanında bir de icracı etkeni var tabi ki. Tanbur icracılarının çoğunluğu geleneksele sırt çevirip çok yeni şeyler denemek istemiyorlar ama şu da bir gerçek ki tanbur üzerinde icrayı bozmadan yapılan bir değişiklik kesinlikle olumsuz tepki almaz.

Saz ve Söz: Perdelerde kullanılan misina kalınlığı sabit midir?
Özgür Çekiç: Bu da icracıya göre değişiyor fakat genel olarak 0,40 0,45 0,50 kullanılıyor. Çoğunlukla yegahtan nevaya, nevadan da tiz nevaya kadar 2 bölgeye ayrılıp pes kısımda kalın, tizde ince olmak üzere 2 farklı kalınlıkta misina kullanılır. Bunun yanında 6 farklı çapta misina kullanan da var. Her şeyde olduğu gibi tümüyle icracının talebine bağlı.

Saz ve Söz: Farklı renkte perde kullanımı hakkındaki görüşünüz nedir?
Özgür Çekiç: Perdenin rengi hiçbir şekilde önemli değil. Sesi kesinlikle etkilemez. Yalnızca estetik kaygıdan ötürü boyanır. Teknede farklı ağaçların kullanılması gibi. Sap genellikle koyu renk olduğu için perdelerin kolay seçilebilmesi açısından açık renkli perdeler yani misinanın doğal hali tercih edilir. Tabi bu aralar altın sarısı da oldukça tercih edilmeye başlandı.

Saz ve Söz: Peki ya mızrap için ne söylenebilir?
Özgür Çekiç: Tanbur mızrabında en iyi tınıyı verecek malzeme bağdır. Yani kaplumbağa kabuğu. Ticareti çok sınırlı olduğundan ötürü oldukça pahalı bir malzeme.

Saz ve Söz: Bağ mızrap sahibi olmak isteyen tanbûri nereye gitmelidir?
Özgür Çekiç: Bunu genellikle yapımcılardan bulabilirsiniz.

Saz ve Söz: Mızrap yapımında dikkat edilecek hususlar nelerdir?
Özgür Çekiç: Aslında her tanbûri kendi mızrabını açmalıdır. Bir yapımcıya istediğiniz mızrap ucunu tam olarak aktarmanız imkansızdır. Her tanbûrinin de mızrap tatbiki birbirinden farklı olduğu için mızrabı da kendine has olmalıdır.

Saz ve Söz: Mızrap fiyatı ortalama olarak ne kadardır?
Özgür Çekiç: Çok kabaca yuvarlarsak 60-75YTL civarı bir fiyatı var diyebiliriz. Tabi o dönemde piyasada ne kadar bağ bulunduğu da çok önemli. Fabrikasyon üretilen bir malzeme değil ne de olsa.

Saz ve Söz: Verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkür ederim. Söylemek istediğiniz başka bir şeyler var mı?
Özgür Çekiç: Öncelikle belirtmek isterim ki benim asıl uzmanlık sazım ud’dur. Sacit Usta gibi, Fehmi Usta gibi tanbur yapım üstatlarımın yanında bana da söz verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

*24 Eylül 2008 Tarihinde yapılan söyleşi Özgür Altun tarafından dikte edilmiştir.


R.Özgür Altun
Tanbur Standartları,
Özgür Çekiç
, Mülakat, Sayı 4


Saz ve Söz Bağımsız Türk Müziği Yayını olarak yazılarımızdan alıntı yapıldığında kaynak belirtilmesini rica ederiz.
www.sazvesoz.net | bilgi@sazvesoz.net