Content Management Powered by CuteNews
 

Alet İşler El Övünür

Genel, Sayı 4

Günümüzde “saz yapımcılığı”, “çalgı yapımcılığı”, “enstrüman yapımcılığı”, “luthiyerlik” gibi sıfatlarla adlandırılan çalgı imal etme mesleği, hafife alınmaması gereken bir konudur. Öyle ki, çalgı icracılarının kaderleri, sazlarını yapan ustaların elindedir adeta…

Çalgı yapımcılığı hem sanatın, hem zanaatın ve hem de bilimin bir arada bulunduğu bir alandır. Ustalık mertebesine yükselmiş bir çalgı yapımcısında ağaç bilgisinden başlayarak, matematik, fizik, müzik, organoloji ve hatta mimariye kadar uzanan geniş bir birikim mevcuttur. Bir çalgı ortaya çıkarmak kolay değildir; titizlik, bilgi, birikim ve el becerisi gerektirir. Dünyanın dört bir yanında yetişen ağaçlar hakkında geniş bilgiye sahip olmak, enstrümanların tarihsel süreçlerini bilmek, sürekli gelişmeye yönelik çalışmalar yaparak enstrümana yeni buluşlar eklemek, yaptığı enstrümanları çalabilmek gibi özelliklere sahip olunması gerekmektedir. Genel tanımıyla çalgı yapımcısının tüm bu özellikleri göz önüne alındığında, araştırmacı, yenilikçi ve sanatçı bir profil çizmesi gerektiği görülmektedir.

 

Musikimizin tarihsel gelişim sürecinde, çalgı yapımcılarının, ustaları dışında hiçbir kurum çatısı altında eğitilmedikleri ve hatta otodidakt (kendi kendine öğrenen) yöntemle saz yapmayı öğrendikleri göz önünde tutulduğunda, tüm bu yollarla günümüze kadar ülke genelinde pek çok çalgı yapımcısı yetişmiştir. Günümüzde ise artık çalgı yapımı hakkında akademik eğitim vermeyi amaçlayan kurumlar bulunmaktadır. Bu kurumlardan mezun olan genç yapımcılar, birer okullu olarak mesleklerini sürdürmeye devam etmektedir. Akademik ortamda yetişen çalgı yapımcılarının giderek artmasının yanı sıra, bu mesleği geleneksel yoldan sürdüren alaylı çalgı yapımcıları da yaygın bir kesimi oluşturmaktadır. 

Ancak günümüzde alaylı ve okullu olarak ikiye ayrılan çalgı yapımcıları arasında, bilimsel ve titiz çalışmalarıyla mesleklerinde giderek başarı kat etmeye başlayanlar, okullular olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu mesleği öğrenmek için okula gitmeyi tercih eden gençlerin sayısı arttıkça, zamanımızın ustaları yetiştirecek genç çıraklar bulamamaya ve dolayısıyla alaylı çalgı yapım ustalarının sayısı giderek azalmaya başlamıştır.

Müzik eğitim kurumlarının artmasıyla piyasadaki çalgı satın alma talebinin de artması, çeşitli kalitelerde çalgıların üretilmesini doğurmuştur. Fakat bu çalgıları imal edenlerin çoğunluğunu, usta – çırak eğitiminden geçmemiş veya belli bir diplomaya sahip olmayan, maddiyatçılık zihniyeti içerisindeki hevesli ve cüretkâr yapımcılar temsil etmektedir. Ne yazık ki bu gerçeğe göre piyasada bulunan ürünlerin fiyatlandırılmasında da büyük bir dengesizlik ve aldatmaca dikkati çekmektedir. 

Müzik öğrenimine yeni başlayanları ve turistleri hedef alan piyasanın bu kitlesi, ucuz ama ucube ya da pahalı ama dengesiz, bazen de şık görüntülü, sanki duvara asılacakmış gibi süslenmiş parlak ve cafcaflı bir takım objeleri çalgı aleti olarak sunmaktadır. Günümüzde “kolay yoldan para kazanmak” tabiri ne yazık ki bu mesleğe de leke sürmüş ve çalgı yapımcılarına duyulması gereken güveni sarsmayı başarmıştır. 

Çalgıların üretiminde açıklanamayan tesadüfi buluşlarla, tutarsız kalıplar kullanarak bilimsel gerçeklikten uzaklaşmak, kısa zamanda üretme telaşesi ile temiz işçilikten kaçınmak, niteliksiz malzeme kullanmak suretiyle fiyat arttırımına gidilmesi gibi etiğe uygun olmayan olumsuzluklar giderek artmaya başlamıştır. Genellikle imal ettikleri çalgıları çalamayan çalgı yapımcıları tarafından, “ben yaptım, oldu” zihniyeti ile; öğreticilerin ikazlarına rağmen çalgı öğrenmeye yeni başlayan öğrencilerin kötü sazlarla kandırılmaları, gençlerin musikimize olan heveslerinin giderek azalmasıyla sonuçlanabilmektedir.   Çalgı yapımında gelişmenin, dolayısıyla icrada gelişmenin gerekliliği inancı ile günümüzde kaliteli çalgı talebi giderek artmaktadır. Dolayısıyla bu ihtiyaca yönelik olarak, icracılar ile yapımcılar arasındaki bilgi dayanışması eksikliğini giderebilmek amacıyla, usta ve bilinçli çalgı yapımcılarını kollayan, hevesli gençleri eğiten ve piyasayı kaliteye yönelten bir dernekleşme sağlanması, akla gelen ilk çözüm önerisi olarak gözükmektedir. Ancak tüm bu çalışmalardan önce, ahlaklı, bilimsel ve doğruculuk mantığıyla hareket edilmesinin gerekliliğini benimseyen bir zihniyetle, okullu - alaylı ayırımı olmaksızın çalgı yapımcıları arasında bu şekilde bir birleşme fikrinin kabul edilmesi gerekmektedir.  

Aslıhan Özel
Alet İşler El Övünür, Genel, Sayı 4


Saz ve Söz Bağımsız Türk Müziği Yayını olarak yazılarımızdan alıntı yapıldığında kaynak belirtilmesini rica ederiz.
www.sazvesoz.net | bilgi@sazvesoz.net